Cuma, Mart 12, 2010
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Eğitim Sanatı

Diyalog mu Monolog mu?

SalihaEbruTutuncu2
BizLogo(Yazıyı oku
madan evvel bağlantıdaki videoyu izlemeniz tavsiye edilir. Videoyu izlemek için lütfen tıklayınız. )

Öğretmen: Anlat. Çocuklar. Demin ne yaptılar bunlar kızım sana? Gel, anlat şimdi. Bunlar sana ne yaptı?

Öğretmen tarafından sınavda 100 aldığı için seçilmiş sınıf başkanı: Öğretmenim, ben şimdi soru yazıyordum tahtaya.

Öğretmen: Evet

Başkan: Soruyu yazdım.

Öğretmen: Evet

Başkan: Çocuklara ben kendim cevapladım.

Öğretmen: Evet

Başkan: Tahtaya teker teker çıkarttım.

Öğretmenim, anlatsınlar diye. Anlasınlar diye. Diğer çocuklar bazı kişiler anlamıyor diye, anlatsınlar diye dedim. Oradan Burak diyor ki: "Ben bugün başkanım. Bu gün sana not veriyorum. Yok şöyle yaparım, böyle yaparım."

 

Zekâ mı Yetenek mi?

SalihaEbruTutuncu2
BizLogoBahçelerde dolaşmaktan hoşlanıyorsunuz. Boş vakitlerinizde bulmaca çözersiniz. Müzik dinlemeden bir gününüz geçmez. Spor yaptığınızda yaşadığınızı hissediyorsunuz. Dini konular ilginizi çekiyor. Boş bir sayfayı rahatlıkla çeşitli resimlerle doldurabilirsiniz. Gittiğiniz kurlarla hemen İngilizceyi öğreniverdiniz. Değişik bir ortama girdiğinizde insanlarla rahatlıkla konuşup sohbet edebilirsiniz. Yazarak düşüncelerinizi daha iyi ifade ettiğinizi düşünüyorsunuz. Bütün bu sıralanan işler insanın tercihleridir. Tercihlerinin şekil almasını da yetenekleri, becerileri, doğuştan getirdiği özellikleri belirler. Peki zeka bu işlerin neresinde? Hiçbir yerinde eğitim verenler hiçbir yerinde.
   

Çoklu Zeka mı, Bir Yetenek mi?

SalihaEbruTutuncu2
BizLogoBir öğrenme psikoloğu olan Howard GARDNER zeka kavramına farklı bir boyut getirdi. GARDNER, 1983'te yazdığı "Aklın Çerçeveleri" adlı kitabında kültürlerin ve bilim adamlarının zekayı çok kısıtlı olarak tanımlayarak ele aldıklarını, zekanın bir veya birkaç faktörden çok daha fazlasını içerdiğini ve her insanda 7 farklı zekanın bulunduğu tezini ortaya attı.

Sonraları Sosyal ve Kişisel Zekalar bilim adamları ve eğitim bilimciler tarafından "Duygusal Zeka" başlığı altında ele alınmaktadır.

   

Çizgisiz Dünyalarımız

SalihaEbruTutuncu2
BizLogoAnılarımdaki çizgi filmlerin en sonuncusu HEİDİ idi. Sonra birden insan büyüyüveriyor, büyüdüğünü düşününce de ilk önce çocuk çizgilerinden vazgeçiyor. Sanki büyükler çizgi seyretmezmiş gibi. HEİDİ ismini hiç unutmadım. "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" sorusuna verilebilecek en güzel cevap "HEİDİ" olmak istiyorumdu. Tabiki hiç bu isteğimi sesli olarak büyüklerimle paylaşamadım. Çünkü adım gibi biliyordum ki büyüklerim, böyle düşündüğümü bilseler zaten haftalık çizgi izleme iznim olan yarım saati de elimde alırlardı. Anlayacağınız küçük HEİDİ ve ben kimselerden habersiz büydük, beklide büyüdüğümüzü sandık.

Ben sonraları AYŞELERLE, FATMALARLA ya da PETER olmadığı için çok üzüldüğüm ALİ ve OSMANLARLA karşılaştım. Tanımak çok zordu onları. Yedikleri, içtikleri, giydikleri, güldükleri her şey birbirinden çok farklıydı. Çizgilerin üzüldüğü, sevindiği, korktuğu şeylere bizim AYŞE ve ALİ hiç tepki göstermiyor, sıradan şeylermiş gibi davranıyordu. Hala her tv'yi açışımda HEİDİ ile selamlaşmak isterim. Ama nerede… Onlar çoktan karakterlerini çalacakları başka başka çocukların ülkelerinin yolunu tutmuşlardı bile.

   

Sağlam Kafa Nerede Bulunur?

SalihaEbruTutuncu2
BizLogoÇocukluğumuzun parkları da çağ atlıyor. Benim hatırladığım kaydırak, salıncak, tırmanma sallanma bölümlerinin yanına spor aletleri de eklenmiş.

Benim oynadığım çocuk bahçelerinden birinde değişik olarak 2 uzun çubuk üzerine bir metrelik bir çubuk yerleştirilmiş olanı bana çok değişik gelirdi. Ayaklarımla uzun çubuğa sarılıp baş aşağı ters durmaya bayılırdım. 100 kere baş aşağı sallandıktan sonra annemin "Yeter!" diyen feryadıyla hayaller ülkesinden gerçek hayata geri dönerdim.

   

Sayfa 1 / 8

Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.