Cumartesi, Mart 13, 2010
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Tanıdık Sesler

Alis Harikalar Diyarı’nda, Ses, Vampir İmparatorluğu, Eyyvah Eyvah ve Veda

ecesacar
BizLogoBilmeyenler olabilir, ben bir dergide çalışıyorum ve her gün bir sürü şey okuyup yazmak zorunda kalıyorum. Buraya yazmak büyük bir zevk benim için ama her hafta yazamıyorum. Yazamadığım haftalar için hepinizden özür diliyorum.

Bu hafta aylardır beklediğim bir film gösterime girdi: Alice in Wonderland, yani Alis Harikalar Diyarı’nda... Linda Woolverton’ın çocuk romanından uyarlanan film, 17 yaşındaki Alice’in sosyeteye tanıtım partisinde beyaz bir tavşanı takip ederek kendini harikalar diyarında bulmasıyla başlıyor. Aslında 10 sene önce ziyaret ettiği yeri ikinci ziyaretinde hatırlamıyor bile. Bu yapımda Johnny Depp ve Tim Burton yedinci kez bir araya geliyorlar. Yine Tim Burton’ın ayrılmaz oyuncu ekibinden, aynı zamanda eşi olan Helena Bonham Carter da Kırmızı Kraliçeyi canlandırıyor. Çocukluğumuzun klasiklerinden olan Alis Harikalar Diyarı'nda bu kadroyla kaçmaz. Aynı zamanda 3D olması da beklentileri yükseltiyor. Ben de ilk fırsatta izleyeceğim.


 

Bir Şiirin Hikâyesi

mustafayasar
BizLogoHer şiirin bir yazılış hikâyesi vardır. Bazı şiirler bir olayın ardından yazılır, bazıları yoğun bir duygunun tezahürü olarak ortaya çıkar. Bazen de bir kelime ya da bir mısra olmadık bir yerde dilinize dolanıverir ansızın. O an o mısrayı kâğıda aktaramazsanız bir daha hatırlayamazsınız ve genelde bir şiirden olursunuz. Çünkü o mısra beraberinde kendinden sonraki mısraları da getirecektir. Bu, o anki bir duygu yoğunluğunun tezahürüdür. Sonradan mısrayı hatırlasanız da duygu yoğunluğunuz kaybolacağından şiiri tamamlamanız çoğu zaman mümkün olmaz.

"Şiirlerim" adlı şiirim de böyle olmadık bir yerde ilk mısrasını yakaladığım şiirlerdendir.

Geçmiş zaman, konusunu tam hatırlamıyorum ama konferans salonunda bir panel mi açık oturum mu ne var; ve sahnedeki konuşmacılardan biri de benim. Oturumu Salih Zeki hoca idare ediyor. Biz de düşüncelerimizi açıklıyoruz.

   

Hey Siz Kolpacılar!

hakancerrahoglu2
BizLogoTarihin boş sayfalarını öyle boş adamlar doldurmuş ki; ben böyle yorum yapan, yazı yazan tarihte kayıtlı tarifsiz insanları birarada inanın ki görmedim.

İçinde bulunduğumuz futbol arenasında kolpa yapan birçok insana rastlamak mümkün. Kolpa sunucular, kolpa haberler, kolpa yorumcular, spor yazarları kısaca söylemek gerekirse bir dolu kolpa karakterler.

Peki siz, kolpa ne diye sorarsanız eğer;

Kolpa demek, bir amaca ulaşmak için olağandışı davranma. Kolpacı, sözüne inanılmayan, yalandan dolandan işler çeviren kimse olarak tabir edilir.

   

Anlamlı Galibiyet

hakancerrahoglu2
BizLogoFenerbahçe dün gece taraftarın kalbinden fışkıran zafer şarkılarını dinleyerek, aldığı galibiyetle gökyüzünde kayan şampiyonluk yıldızına göz kırptı.

Son haftalarda alınan kötü sonuçlardan sonra, eksik kadrosuna rağmen, Kadıköy'de kuşkularından arınmış, defansını sağlam tutan, garanti paslarla oynayan bir Fenerbahçe izledik.

Fenerbahçe'li futbolcular, futbol olarak olmasa da, istek ve mücadele yönünden maçı kazanmak adına oldukça iştahlıydı. Lugano'nun verdiği güvenle Bilica da dikkatli oynadı, hata yapmadı. Alex'in yokluğunda orta alandaki liderliği eline alan Emre, görevini başarıyla yerine getirdi. Takımın en üretken, en çalışkan ismiydi Emre. Santos'a verdiği zarif gol pası da galibiyet kartvizitindeki "saygılarımla" diye bitişin altındaki imzaydı.

   

Eşek ile Deve

mustafayasar
BizLogoİlginç bir hikayedir:

Bir deve ile bir eşek vakt-i zamanında bir kervanda yük taşırlarmış. Kervanın sahibi de biraz insaftan yoksun biriymiş. Hayvanlara yükü çok vururmuş, yemi de az verirmiş. O yüzden kervandaki cümle hayvanat, atlar eşekler develer zayıflıktan perişan bir haldeymişler. Ağır yükler altında aylarca yol alırmış bu zavallı hayvanlar. Ovalar, dağlar aşarlarmış. Seferin biri bitmeden diğeri başlarmış.

Yine böyle uzun seferlerden birinde kervanın yolu sarp bir dağa vurmuş. Ta aşağılarda bir dere varmış. Yol demeye bin şahit ister bir ince çizgi üzerinde ölüm korkusu duya duya ilerliyorlarmış. Bir ara nasıl olmuşsa deve ile eşek uçurumdan aşağıya yuvarlanmaya başlamışlar. Tesadüf bu ya sırtlarındaki yükler yola yakın bir yerde kalmış. Bizim eşek ile deve yuvarlana yuvarlana dereye kadar inmiş. Kervanın sahibi yukarıda kalan eşyaları diğer hayvanlara yüklemiş. Aşağıya yuvarlanan eşek ile deveden artık bir hayır gelmeyeceğini düşündükleri için onları kendi kaderlerine terk edip yola revan olmuşlar.

   

Sayfa 1 / 61

Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.